Eskiden, çok küçük, mini minicikken nefret ederdim sigaradan, illet olurdum. Anne/babamın/aile bireylerinin sigaralarını saklardım, sonra da para ziyan olmasın diye geri verirdim istediklerinde, ah ne de düşünceli bir çocukmuşum...
Bir gün, kuzenimgillerin (!) evindeyim. Annesi bakkala gitmiş, bir şey almaya, bu da, fırsattan istifade sigara içecek, tabi benim söylemeyeceğimi, ondan korkuğumu bildiği için benden saklamıyor (neden korkuyorsam artık, hiç bilmiyorum). Sonrasında aramızda geçen konuşma şöyle:
- Sen de içiyor musun NaNa?
- Yok ben içmiyorum, Sıla.
- Abla diyeceksin bana, Sıla abla. (Üzerine 2,3 dakika tartışma çıkıyor, ya niye abla diyecekmiş, hem neden abla denilmesini istermiş ki... saçmaymış... küçük kuzeni ona abla diyormuş, o da aksine demesin istiyormuş, falan filan.) Tabii biri sana abla demende diretiyorsa, korkutucu bir insan olabilir. Bu arada Sıla lisede okuyor, aramızda da beş yaş var. Konuşmanın devamı:
- İçmeyi düşünüyor musun NaNa?
- Yok, sevmiyorum ben.
- Bak içeceksen şimdi iç, al, çek bir fırt.
- Yok, Sıla abla...
- Gel, gel bir şey olmaz. Şimdi bak, çekeceksin, çektikten sonra "hiii annem geliyor" diyeceksin. (Korku ifadesi, puha, anneler de korkutucu tabii o dönemde, gizli saklı bir şey yaptığında hep geliyorlar falan.)
Gidilir, öksürükten ölünür ve bir daha sigara mığ... Tövbeee denir.
2, 3 ay sonra, baba, salonda sigara içiyor, bir şey oluyor, sigarayı söndürmeden dışarı çıkıyor, anne ise içeride bir yerde istikamet ediyor. O yanan sigarayı alıp, kuzenimin öğrettiği gibi "hii annem geliyor" diyorum ve çekiyorum ve öksürük komasına giriyorum. Tutmaya çalışıyorum, olmuyor, öhü öhü, sessiz olmaya çalışıyorum olmuyor. En mantıklısı mutfağa gidip, bir bardak su alıyorum, rahatlıyorum, anne geliyor o sırada "n'oldu kızım iyi misin?", "evet evet, öhü öhü, balgam, öhü, su, geçti, öh." Yine tövbe ediliyor.
2 yıl sonra, okuldaki en yakın arkadaşla, ilginç bir şey yapmak adına, sigara içmeye ve dışarıda rahat rahat içmek varken nedense, okulda içilmeye karar veriliyor. Planlar kuruluyor, benim eve giderken yolumun üzerinde, beni tanımayan bakkal olduğunu, sigarayı alacağımı söylüyorum, o da kibrit getirecek, çünkü iş bölümü var ve çakmak olmaz atılabilir bir şey olmalı ki, yakalandık neyim diyelim, atabilelim. O bakkaldan aileme alır özgüveniyle bir tane uzun 2001 istiyorum, nedense çocuklarına sigara aldıran aileler hep 2001 içermiş gibi... Adam tereddüt etmeden sigarayı veriyor. Bu arada fiyatını bildiğim tek sigara 2001 o yüzden 2001 alıyorum. (2001 sponsorum da...) Fiyatını bilmezsem aileme alır gibi olmaz, çünkü aile tam ya da üstünün biraz olabileceği kadar para verir, o parayı da ya kendine bir şey almak için kullanırsın, sakız, şeker falan, ya saklarsın biriktirirsin, ya da ailene geri verirsin. Eve gidiyorum, hızlıca, ailem işten dönmeden, sigarayı saklıyorum. Ertesi gün erken falan kalkıp, uygun bir zamanda sigarayı çantama atıyorum, okula geliyorum. Mine'yle öğle tenefüsünde herkes yemek yerken, üst kattaki tuvaletlere gideceğiz, merdivendeki parmaklıların yanından atlayarak. Varıyoruz tuvalete, yakıyoruz sigaraları, ben biliyorum ya "hii annem geldi"yi, hemen öğretiyorum. Çekiyor. Öksürüyor baya, atıyor sonra sigarayı. Ben de yapıyorum, öksürüyorum ama az, sonra içmeye devam ediyorum ama içime çekmeden. Bilmeden farketmişim ki, çekmeyince öksürmüyorsun, ama bilmiyorum ki, içine çekmekle çekmemek arasındaki farkı... Tek bildiğim çekiyorlar, duman çıkıyor. Ben içmeye devam ederken sigaramı, Mine birileri geliyor mu falan diye aşağı bakıyor, sonra Teoman hocanın sesini duydum gidelim diyor, korkudan paketi, kibriti her şeyi atıp, koşturuyoruz aşağıya, parmaklıklardan atlarken, Mine bileğini burkuyor, üzerine Teoman hoca geliyor, n'oldu? n'apıyordunuz? sorgu üzerine azarlamalar ama sigarayla alakası yok. Suçlu olduğunu bilip, suçlu gibi davranmaktan kaynaklı, daha master olunamamış yalanda... Bu hikaye de burada bitiyor.
Ertesi sene mahalledeki en yakın arkadaş, yazın 3 aylığına tatile gidiyor. Cep telefonları var, kontör var, mesajlaşılıyor sürekli, " ay şu çocuk benden hoşlanıyormuş, yok benimkiyle şöyle oldu." Özlüyoruz birbirimizi, sıkılıyoruz ayrı olunca, bari birlikte ilginç bir şey yapalım diyoruz, benim aklıma hemen geliyor: sigara içelim! Melisa da diyor ki: ben zaten içiyorum burada, al bak şundan al, iç sen de, birlikte başlamış gibi oluruz. (Bu sigara sponsor olmadığı için ne olduğunu yazmayacağım.) Alıyorum bir paket sigara, gizli mizli bir yerlerde içiyorum. Artık hiç öksürmeden ve içime çekmeden içebiliyorum ve içtiğimi sanıyorum, sürekli dışarı çıkmak için bahane bulup, içiyorum. Melis dönüyor, birlikte içiyoruz ama bana içime çekmediğim acı gerçeğini söylüyor, ben de ısrar ediyorum yok lan çekiyorum, bak, eki eki diye. Bak şöyle yap diye bir yöntem gösteriyor, (patenti alınma aşamasında olduğundan, çalınabilme ihtimaline karşı bunu da yazmayacağım.) Ben yine içime çekmiş olmanın verdiği öksürükle boğuşuyorum. Günler geçiyor, her gün daha az öksürüyorum. Ciğerlerim her gün daha çok alışıyor...
Ve evet, sigara kullanıyorum.